Ana içeriğe atla

Nokta haczinde şikayet talimatı veren (esas) icra dairesinin bulunduğu yerde yetkili olan icra hukuk mahkemesine yapılır. Tersi yorumla nokta haczi içermeyen ''borçlunun tespit edilecek malları'' hakkındaki haciz işlemlerinde şikayet talimat icra dairesinin bulunduğu icra hukuk mahkemesine yapılır.

 

YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ 2019/4921 ESAS 2019/6404 KARAR TARİH: 7.11.2019

 Dava, haczedilmezlik itirazının kabulüyle haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

..... İcra Mahkemesince, davacı vekili her ne kadar ..... İcra Müdürlüğünün 2016/3717 Talimat sayılı dosyasından adi ortaklıklarda ortakların borçlarından dolayı alacaklı tarafın ortak girişime ait bir mal veya alacak üzerine haciz koyduramayacağından bahisle haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; İİK'nın yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 Sayılı HMK'nın 56. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Somut olayda, ..... İcra Dairesinin 2016/13858 Sayılı dosyasından yazılan talimat ile borçlunun "2523 ada 6 numaralı parsel (700 kişilik yurt ve 1 adet konferans salonu ile alt yapı ve çevre düzenleme işi) adresinde haciz yapılmasının talep edildiği, ..... İcra Müdürlüğünün 2016/3717 Talimat sayılı dosyasından ilgili talimat gereği borçlunun "2523 ada 6 numaralı parsel (700 kişilik yurt ve 1 adet konferans salonu ile alt yapı ve çevre düzenleme işi) ..... Teknik Üniversitesi Şantiye Alanı İskenderun" adresinde haciz işleminin tatbik edildiği, bu durumda haciz müzekkeresinin nokta haczi olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, haciz işlemiyle ilgili şikayetlerin de talimatı yazan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılması gerektiği gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir.

.... İcra Mahkemesince de, ...... İcra Müdürlüğünün 12/04/2016 tarihli haciz talimatı "Borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haciz ve muhafazası" şeklinde olduğundan, yapılan haciz işlemi nokta haczi niteliğinde değildir. Bu durumda; haciz ile ilgili şikayetleri inceleme yetkisi İİK'nın 79/2. maddesi gereğince istinabe olunan İskenderun İcra Dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile karşı yetkisizlik kararı verilmiştir.

İİK'nın 4. maddesi gereğince, takip hangi icra dairesinden başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir. Yasal koşulların oluşması halinde, İİK'nın 79 ve 360. maddeleri yetki ile ilgili istisnaları düzenler.

İİK'nın 79. maddesi gereğince haczolunacak malların başka bir yerde bulunması halinde icra dairesi, malların bulunduğu yer icra dairesine talimat yazarak haczin yapılmasını ister. Bu halde, hacizle ilgili şikayetler, kendisine talimat yazılan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. Anılan husus, kesin yetki kuralı olup mahkemece re'sen uygulanmalıdır. Ancak, talimat yazısı, borçluya ait menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczi yönünde ve genel nitelikli olmayıp da belli bir malın haczini isteyen "nokta haczi" biçiminde yazılmış ise bu halde anılan hacizle ilgili şikayet, talimatı yazan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesince incelenir. Bir başka deyişle böyle hallerde İİK'nın 79. maddesi hükmü uygulanamaz. Yine, haciz işlemi talimat yoluyla değil de doğrudan müzekkere yazılarak yapılmış ise haciz işlemini yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi şikayetleri incelemede yetkilidir.

Somut olayda; davacı, icra müdürü tarafından borçlu hakkında uygulanan ihtiyati haciz kararının icrası sırasında borçlunun haczi kabil olmayan menkulleri hakkında haciz uygulandığını belirterek, haczedilmezlik şikayetinin kabulüyle haczin kaldırılmasını talep etmiştir. ....... 4. İcra Müdürlüğünün 2016/13858 Sayılı takip dosyasında borçlunun borca yeter taşınır mallarının haczinin tatbikine karar verilmesi talep edilmiş olup haciz nokta haczi niteliğinde olmadığından uyuşmazlığın Karaman İcra Mahkemesi tarafından görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri ve 5235 Sayılı Kanun'un 36/3. maddesi gereğince Karaman İcra Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 07/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...