Ana içeriğe atla

Satış ilanında imar durumuna yer verilmemesi - Satışa hazırlık işlemleri - kıymet takdirine itiraz dışında satış ilanının ve şartnamesinin usulüne uygun düzenlenmediği Hususundaki iddialar daha önce şikayet konusu yapılmasa bile ihalenin feshi davasında dinlenmesine engel teşkil etmez.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ 2012/20845Esas 2012/36052Karar 04.12.2012Tarih Sair karar düzeltme istemi yerinde değildir. Satış öncesi yapılan işlemlere ilişkin şikayetlere dair verilen kararlar, kesin olduğundan ihalenin feshi aşamasında ileri sürülebilir. Ayrıca kıymet takdirine itiraz dışında satış ilanının ve şartnamesinin usulüne uygun düzenlenmediği Hususundaki iddialar daha önce şikayet konusu yapılmasa bile ihalenin feshi davasında dinlenmesine engel teşkil etmez. Borçlu vekili, şikayet dilekçesinde; açık artırma ilanında eksiklikler bulunduğunu, taşınmazın esaslı vasıflarının ilanda gösterilmediğini, Temelli beldesinin kanunla Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden hizmet alan Sincan'a bağlanması sonucu mahalle statüsüne geçtiğini, bu hususun satış ilanında ve şartnamede belirtilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini istemiştir. Borçlunun ihale yapılmadan önce aynı hususa ilişkin şikayeti Sincan İcra Hukuk Mahkemesi'nin 23.09.2010 tarih, 2010/536-494 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Somut olayda; icra müdürlüğünce yaptırılan 12.06.2009 tarihli kıymet takdirinde; taşınmazın Ankara ili, Sincan ilçesi, Temelli Köyiçi mevkiinde bulunduğu, arsa değerinin 274.350,00 TL, bina enkaz değerinin 100.000,00 TL, gecekondu enkaz değerinin 750,00 TL olduğu bildirilmiş, bu kıymet takdiri esas alınarak düzenlenen satış ilanı ve şartname sonucunda taşınmaz, 2. artırmada 158.000,00 TL bedelle ihale edildiği anlaşılmaktadır. Artırmaya çıkarılan bir taşınmazın imar planındaki son durumunun şartnamede açıkça gösterilmesi ve böylece artırmaya giren kişilerin, taşınmazın imar durumunu bilerek artırmaya girmeleri sağlanmalıdır. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 18.06.1958 tarih, 11/13 sayılı kararında da; satışa çıkarılan taşınmazların, ihaleden önceki son durumunun imar ve belediye dairesinden sorularak alınacak cevabın satış ilanında ve artırma şartnamesinde bildirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Her ne kadar Sincan Belediyesinden taşınmazın imar durumu sorulmuş ise de; belediyenin 25.06.2009 tarihli cevabında; imar durum bilgilerinin Polatlı Belediyesinden sorulması gerekeceği belirtilmiştir. Dosyada Polatlı belediyesinden imar durumunun sorulduğuna ilişkin bir yazı cevabı yoktur. Satışa konu taşınmazın imar durumu sorulmadan ihale yapılması, taşınmazda değer artırıcı unsurları etkileyeceğinden ihalenin feshi nedenidir. O halde mahkemece ihalesi yapılan taşınmazla ilgili imar durumu sorularak imar durumunda bir değişiklik olup olmadığı tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar araştırılmadan yazılı gerekçelerle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, karar düzetme isteminin kabulü gerekmiştir. HÜKÜM : Borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 04.06.2012 tarih, 2012/5155-19025 Sayılı "Onama-Para cezası için Bozma" kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 04/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...