Ana içeriğe atla

konkordatonun kısmen yada tamamen feshi için kesinleşmiş bir konkordato tasdik kararının bulunması gerekir

T.C. YARGITAY 6.HUKUK DAİRESİ Esas Karar 2022/4950 2022/5860 13.10.2022 Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Asıl ve Birlesen davalarda davacılar vekilleri, davalı şirketin konkordato projesinin tasdikine kararı verildiğini, davalı şirketin konkordato projesi kapsamında yapması gereken ödemeleri yapmadığını ileri sürerek müvekkilleri bakımından konkordatonun kısmen feshini talep ve dava etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince; iddia, savunma, konkordato komiseri raporları ve tüm dosya kapsamına göre; asıl ve birlesen davaların kabulü ile konkordatonun asıl ve birlesen davalarda davacılar bakımından feshine karar verilmiştir. Karara karsı, asıl ve birlesen davalarda davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince konkordatonun tasdiki kararının kesinleşme şartı aranmaksızın projenin uygulanmasına yönelik olduğu, konkordatonun kısmen ya da tamamen feshinin dava yolu ile istenebilmesi için de, konkordato tasdik kararının kesinleşmesinin aranmayacağı, kayyım tarafından sunulan raporda, asıl ve birlesen dosya davacılarına konkordato projesi kapsamında ödeme yapılmadığının tespit edildiği, davalı tarafça da projeye uygun ödeme yapılmamasına yönelik kabul edilebilir gerekçe sunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birlesen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birlesen davalarda davalı vekili temyiz etmiştir. 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birlesen davalarda davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2)Asıl ve Birlesen Davalar IIK’nın 308/e maddesi uyarınca açılan konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir. Konkordatonun kısmen ya da tamamen feshi için kesinleşmiş bir konkordato tasdik kararının bulunması gerekir. Mahkemenin gerekçesinde bu hususun aksini savunmuş olmasında isabet bulunmamaktadır. Ancak konkordatonun tasdik kararı yargılama aşamasında kesinleşmiş olduğundan bu konuda bozma yapılmamış, somut olaydaki diğer gerekçeler doğrultusunda verilen kararda isabet bulunması ne deneniyle kararın onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, asıl ve birlesen davalarda davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, HMK'nın 373. Madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi gönderilmesine, 19.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...