Ana içeriğe atla

İhtiyati haciz talebi - vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise yalnız borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebilir

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ 04.03.2015 T. E: 1421, K: 2929 Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2014 tarih ve 2014/114-2014/113 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi F. S. İmamgiller tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz isteyen vekili, aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin müvekkilinin hamili olduğu talep konusu bonolara dayalı borç bedelini ödemediklerini, talep konusu bonoların limited şirket hisse devri sözleşmesine istinaden düzenlendiğini ve sözleşmede bonolardan dört adedinin ödenmemesi halinde tamamının muaccel olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek, aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, İİK'nın 257. maddesinde yer alan şartların gerçekleşmediği, borçluların mal kaçırma gibi bir durumunun sunulan belgeler ile ispatlanamadığı, 10/10/2013 tarihli alıcılar A. Kuyumcu ve Z. Öngen ile satıcı N. Peker arasında imzalanan sözleşmede ihtiyati haciz isteyen M. Peker'in taraf olmadığı, sunulan senetlerin M. Peker'e ciro yoluyla verildiği, senetlerin mücerretliği ilkesi gereğince sözleşme ile ihtiyati haciz isteyenin bağlılığının ancak yargılama ile ortaya çıkabileceği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz A. Kuyumcu, Z. Öngen ve N. Peker arasında düzenlenen sözleşme ile ibraz edilen bonolara istinaden talep edilmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve muaccel olmuş bir alacağın alacaklısı, ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise yalnız borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebilir. Borçluların mal kaçırma gibi bir durumunun sunulan belgeler ile ispatlanamadığı, 10/10/2013 tarihli alıcılar A. K. ve Z. Ö. ile satıcı N. P. Arasında imzalanan sözleşmede ihtiyati haciz isteyen M. P.'in taraf olmadığı, sunulan senetlerin M. Peker'e ciro yoluyla verildiği, senetlerin mücerretliği ilkesi gereğince sözleşme ile ihtiyati haciz isteyenin bağlılığının ancak yargılama ile ortaya çıkabileceği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karar, vadesi gelmemiş bonolar yönünden yerindeyse de; ihtiyati haciz talebine konu olan 30/04/2014 ödeme tarihli 3.000 Dolar bedelli bono ile 30/03/2014 ödeme tarihli 3.000 Dolar bedelli bono talep tarihi itibariyle muaccel olduğundan, ibraz edilen sözleşmede yer almaması sebebiyle sözleşme ile ilgisi de bulunamadığından adı geçen iki senede dayalı ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken işbu iki adet bonoya dayalı ihtiyati haciz isteminin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemece verilen hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...