Ana içeriğe atla

satış avansı - icra müdürlüğünün avans tamamlama kararının tebliğinden itibaren sürenin dikkate alınacağı

YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ E. 2016/728 K. 2018/4330 T. 27.9.2018 Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunanlar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, borçlu ... aleyhine başlattıkları takip sonucu borçluya ait taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, ... . İcra Müdürlüğünün 2011/9075 Esas sayılı dosyasından da davalılar tarafından borçluya ait taşınmaz üzerine haciz konulduğunu ve taşınmazın satışının yapılması üzerine sıra cetveli düzenlendiğini ancak davalının haczinin düşmesine rağmen müvekkilinin 1. sırada gösterilmesi gerekirken 1. sırada davalıların, 2. sırada ise müvekkilinin gösterildiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptali ile yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Şikayet olunanlar vekili, sıra cetvelinde bir hata olmadığını savunarak şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şikayet olunanlar alacaklı vekilince satış avansın bir kısmının depo edilerek taşınmazın satışının talep edildiği aynı tarihte İcra Müdürlüğünce eksik avansın tamamlanmasına karar verildiği ancak bu karara rağmen eksik avans tamamlanmadığı gibi çıkartılan muhtıraya rağmen süresi, içerisinde de avansın ikmal edilmediği, dolayısıyla da şikayete konu sıra cetvelinde 1. sırada alacaklı olarak gösterilen şikayet olunanlar taşınmaz üzerine koymuş olduğu haczin düştüğü ve bu itibarla da davalı alacaklılara sıra cetvelinde yer verilmemesi gerektiği halde 1. sırada alacaklı olarak gösterilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararı şikayet olunanlar vekili temyiz etmiştir. Dava sıra cetveline yapılan şikayet davasıdır. Aleyhine şikayet edilen alacaklılar murisi ... tarafından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 04.01.2012 tarihinde haciz işlemi uygulanmış ve 06.01.2014 tarihinde satış talebinde bulunularak satış avansı yatırılmıştır. ... . İcra Müdürlüğü 2011/9075 Esas sayılı dosyasında satış avansının eksik olduğundan bahisle tamamlanması için vekil ... ’a tebligat çıkartılmış, yapılan tebligatın ...’in vefatı nedeniyle iade edilmesi sonrası aynı tebligat bu kez mirasçılar adına ...’e 18.05.2015 tarihinde tebliğ edilerek süresi içinde eksik avans icra veznesine yatırılmıştır. Bu durumda alacaklı ... tarafından konulan haczin ayakta olduğu ve düzenlenen sıra cetvelinin de usulüne uygun olduğu anlaşıldığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi uygun görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunanlar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün şikayet olunanlar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...