Ana içeriğe atla

İncelenmesi istenilen kararın miktar itibariyle istinaf yoluna başvurulabilecek kararlardan olmaması halinde İdarenin vekalet ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

ANKARA BAM 19 HUKUK DAİRESİ 2023/136 Esas 2023/238 Karar 09.02.2023 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararı aleyhine süresi içinde davalı Yenimahalle Vergi Dairesi Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, HMK'nın 352.maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde işin gereği görüşülüp düşünüldü: Başvuru; icra müdürlüğü işlemine karşı şikayet niteliğinde olup mahkemece, "Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE" karar verilmiş, davalı Yenimahalle Vergi Dairesi Başkanlığı vekilince lehlerine hükmedilmeyen vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 363. maddesi "İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi" başlığını taşır. Anılan madde hükmünde; icra mahkemesince verilen hangi türdeki kararlarla ilgili olarak ve hangi miktarı geçmesi şartı ile istinaf yoluna başvurulabileceği ve istinaf yoluna başvuru süresi açıkça düzenlenmiştir. 6763 Sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik İİK 363.madde gereğince davaya konu alacak hak veya malın değer veya miktarının 7.000,00 TL yi geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmış olup, istinafa tabi icra mahkemesi kararlarında parasal sınırı düzenleyen 4949 Sayılı İİK'nun ek 1. maddesine göre yeniden değerleme oranındaki artış nedeniyle bu miktar 01/01/2022 tarihinden itibaren 18.710,00 TL'dır. İstinaf incelemesine konu edilen başvurunun davalı Yenimahalle Vergi Dairesi Başkanlığı lehine hükmedilmeyen 2.100,00 TL vekalet ücretine ilişkin bulunduğu, mahkeme karar tarihi itibariyle yapılan incelemeye göre uyuşmazlık konusu değerin 18.710,00 TL kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, söz konusu mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir. İİK'nın 365. maddenin birinci fıkrasında " İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir" hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin son fıkrasında da "Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar" hükmü bulunmaktadır. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi istenilen kararın miktar itibariyle istinaf yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı, kesin nitelikte bulunduğu anlaşıldığından davalı Yenimahalle Vergi Dairesi Başkanlığı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin İİK'nın 365/3. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalı Yenimahalle Vergi Dairesi Başkanlığı vekilinin Ankara ... İcra Hukuk Mahkemesinin ...... sayılı kararına yönelik istinaf dilekçesinin İİK.'nın 363 ve 365. maddeleri gereğince REDDİNE,

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...