Ana içeriğe atla

Sıra cetveline itiraz süresi, sıra cetvelinin tebliğinden itibaren 7 gündür.

YARGITAY 23. HD. 07.06.2016 T. E: 3765, K: 3455 Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin süre aşımından reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, A. 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/15544 E. sayılı dosyası ile Güzelhisar Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün mükellefi Tas. Hal. Şahanlar Oto Traktör Sanayi A.Ş.’nin vergi borçlarından dolayı, borçluya ait 4 aracın sicil kayıtlarına 10.01.2014 tarihinde haciz koydurduklarını ve mahcuz araçların satılarak paraya çevrildiğini, taraflarına 21.10.2015 tarihinde tebliğ edilen 12.10.2015 tarihli sıra cetveli kararında; mahcuz araçların satışından artan meblağın 1. sıradaki A. Sigorta İl Müdürlüğü’nün alacağını dahi karşılamadığından, alacaklı idareye para ayrılmasına yer olmadığına karar verildiğini, hatalı olarak düzenlenen sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, talebin İİK’ nın 16 ve 142. maddelerine dayanan şikayet olduğu, İİK m. 142/1 gereğince alacaklıların sıra cetveline karşı sıra cetvelinin tebliğinden itibaren yedi günlük süre içerisinde icra hukuk mahkemesine müracaat etmeleri gerektiği, sıra cetvelinin davacıya 19.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise yedi günlük süre geçtikten sonra 27.10.2015 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, şikayetin süre aşımından reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyada mevcut tebligat evrakından, davacı Güzelhisar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne sıra cetveli kararının işyerinde daimi işçi olarak çalışan D. A.'a 19.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, Uyap'tan çıkartılan gönderi takibinde teslimin 20.10.2015 tarihinde yapıldığı bildirilmiştir. Bu durumda, mahkemece, sıra cetveli kararının davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği kesin olarak saptandıktan sonra, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, tebligat mazbatasında yazılı olan tarihin esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. Açıklanan sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...