Ana içeriğe atla

Sürenin son gününün cumartesi gününe denk gelmesi halinde HMK m. 93 uyarınca sürenin tatili takip eden ilk iş günü sona ereceği

YARGITAY 15. HD. 27.04.2021 T. E: 4412, K: 1982 Davacı, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminde bulunmuş, davalı davanın reddini savunmuş, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunu inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun süresinden sonra olduğundan bahisle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi sonucu Dairemiz'in 22.01.2021 tarih ve 2021/179 esas – 2021/156 karar sayılı ilamıyla kararın onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, 12.04.2021 tarihli maddi hata dilekçesi ile Dairemiz ilamındaki maddi hatanın düzeltilmesini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 104. maddesinde, adli tatile tabi olan dava ve işlerde, HMK'nın tayin ettiği sürelerin bitmesi adli tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.11.2017 tarih 2017/20-2873 esas-2017/1449 karar sayılı kararında;"... HMK'nın "Sürelerin bitimi" başlıklı 92/2. maddesinde süre; hafta, ay ve yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay ve yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter hükmü yer almaktadır. HMK'nın 102. maddesi uyarınca yeni adli yılın başladığı gün 01.09.2017 tarihi olup, C. gününe rastgelmektedir. Bu tarihe bir hafta eklendiğinde o haftaya tekabül eden gün C. günü olacağından kanunen temyiz süresi 08.09.2017 tarihinde dolacaktır" şeklinde gerekçeye yer verilmiştir. Somut olayda, bölge adliye mahkemesi kararı davacı vekiline 13.08.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, istinaf süresinin adli tatil süresi içerisinde sona erdiğinden bir hafta uzamış sayılacağı (HMK m. 104), HGK kararına göre adli yılın başladığı 01.09.2018 tarihinden itibaren istinaf talep etme süresinin bir hafta uzacayacağı ve bu hale göre istinaf talep etme süresinin son günü 08.09.2018 tarihi olup, bu günün C.rtesi gününe rastlaması nedeniyle, HMK'nın 93. maddesi gereği sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biteceği anlaşıldığından davacı vekilinin 10.09.2018 tarihli istinaf başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Hâl böyle olunca davacı vekilinin istinaf başvurusunun süresinden sonra olduğundan bahisle usulden reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2020 tarih ve 2018/1613 esas ve 2020/1224 karar sayılı kararının ve bu karara yönelik Dairemiz'in 22.01.2021 tarihli onama ilamının hatalı olduğu anlaşıldığından Dairemiz'in 22.01.2021 tarihli 2021/179 esas – 2021/156 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, istinaf başvurusunun usulden süreden reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına, davacının istinaf taleplerinin incelemesi amacıyla dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin maddi hata isteminin kabulü ile Daremiz'in 22.01.2021 tarihli 2021/179 esas – 2021/156 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2020 tarih ve 2018/1613 esas ve 2020/1224 karar sayılı istinaf başvurusunun usulden reddine dair kararının BOZULMASINA, istinaf incelemesi yapılması için dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...