Ana içeriğe atla

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.

YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ 19.02.2016 E: 2015/7604, K: 921 Şikayetçi vekili, E.zığ 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/4993 E. sayılı takip dosyasında düzenlenen 03.04.2013 tarihli sıra cetvelinde şikayet olunanların hacizlerinin süresinde satış istememeleri nedeniyle düştüğü halde pay ayrılmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunanlardan Ş. Madeni Yağlar A.Ş. vekili, şikayetin reddini istemiş, diğer şikayet olunan şikayete cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bedeli paylaşıma konu aracın trafik kaydına şikayetçi tarafından 07.03.2012 tarihinde haciz konularak 07.03.2013 tarihinde satış talep edildiği ancak satış avansını mesaiden sonra saat 19.08 itibariyle UYAP'dan icra müdürlüğüne havale ettiği, icra müdürlüğünce satış avansının 08.03.2013 tarihinde kasaya girişinin yapıldığı, kasa girişi itibariyle şikayetçinin haciz tarihinden itibaren 1 yıl içinde satış avansı yatırmadığından haczinin düşmüş olduğu ve sıra cetvelini şikayette hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. 1-Şikayet, sıra cetvelinde sıraya itiraza ilişkindir. Mahkemece, şikayetçinin haciz tarihinden itibaren süresi içerisinde satış talebinde bulunmadığı ve masrafta yatırmadığından haczin düştüğü gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş ise de dosyadaki kayıt ve belgelerden, şikayetçinin 07.03.2012 tarihli haczinden itibaren bir yıl geçmeden 07.03.2013 tarihinde saat 19.08 itibariyle UYAP üzerinden satış talebinde bulunularak satış avansının yatırıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 445/2. maddesinde “elektronik ortamda güvenli imza kullanılarak, dava açılabilir, harç ve avans ödenebilir...” hükmü düzenlenmiş olup, 445/4. maddesinde ise “elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.” hükmü düzenlenmiştir. İİK'nın 8/a maddesinin 1. bendinde ''İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kullanılır; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.'' hükmü düzenlenmiş 4. bendinde ise “Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda şikayetçinin UYAP üzerinden 07.03.2013 tarih saat 19.08 itibariyle satış talebinde bulunarak satış avansını yatırmış olduğu, satış talebi ve avansının İİK'nın 106 ve 110. maddeleri uyarınca bir yıllık süresi içerisinde yapıldığı gözetilerek, şikayetin esasına girilerek uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2-Bozma nedenine göre, şikayetçi vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenlerden dolayı, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçi yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerden dolayı, şikayetçi vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 23. HD. 19.02.2016 T. E: 2015/7604, K: 921

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...