Ana içeriğe atla

İhtiyati haczi tamamlayan merasim - sürenin son günün kurban bayramına denk gelmesi ile sürenin izleyen iş gününe uzaması

T.C. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2016/16331 K. 2017/8262 T. 29.5.2017 Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda, mahkemenin belirleyeceği teminat karşılığında İİK'nun 266 maddesine göre ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini istediği; mahkemece, borçlunun, alacaklı tarafça 7 günlük süre içerisinde dava açılmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararı ile konulan tüm hacizlerin kaldırılması talebinin müdürlük tarafından 29/09/2015 tarihli karar ile kabulüne karar verildiği, bu sebeple davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 266. maddesi gereğince; borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını genel mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer. Göreve dair bu kural; icra takibi öncesinde alınan ihtiyati haciz kararları için geçerli olduğu gibi, uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi icra takibi başladıktan sonra alınan ihtiyati haciz kararları için de uygulanır. Diğer taraftan İİK'nun 264/2. maddesi 1. cümlesi gereğince borçlunun ödeme emrine itirazı, icra dairesi tarafından hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, borçlunun bu itirazını gidermek (hükümden düşürmek) için, itirazın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde, ya icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek (m.68-70) veya mahkemede itirazın iptali davası açmak (m.67) zorundadır ( m.264,II,c.2). Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya mahkemede itirazın iptali davası açmaz ise, ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır (düşer) (m.264,IV). Somut olayda, 13.11.2014 tarihinde genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/65 Esas, 2015/65 Karar ve 01.09.2015 tarihli kararı ile ihtiyati haciz kararı verildiği, yasal sürede 14.09.2015 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, icra müdürlüğünün 14.09.2015 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına, ihtiyati haciz yönünden takibin devamına, bu kararın bir suretinin alacaklı vekiline tebliğine, 7 gün içinde itirazın iptali veyahut kaldırılması davası açıldığına dair derkenar sunulması halinde takibin devamına, aksi halde ihtiyati hacizlerin fekkine karar verildiği, bu kararın 17.09.2015 tarihinde alacaklıya tebliğ edildiği, borçlunun 29.09.2015 tarihinde alacaklı tarafından 7 gün içinde dava açılmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararı ile konulan tüm hacizlerin kaldırılmasını istediği, müdürlük tarafından talep gibi işlem yapılmasına karar verildiği, bu kez alacaklının sürenin son günü kurban bayramına isabet ettiğinden izleyen ilk iş günü olan 28.09.2015 tarihinde itirazın kaldırılması hususunda ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/921 Esas sayılı dosyasında talepte bulunulduğunu belirterek buna dair belgeyi sunduğu, müdürlük tarafından 02.10.2015 tarihli karar ile, süresinde derkenar sunulmadığından hacizlerin kaldırıldığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği, alacaklının müdürlüğün bu kararını şikayet konusu etmesi üzerine, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/945 Esas, 2015/818 Karar ve 02.10.2015 tarihli kararı ile şikayetin kabulüyle 02.10.2015 tarihli kararın kaldırılmasına, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/65 D. İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararının aynen devamına, önceki hacizlerin yeniden konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. O halde, alacaklı tarafından süresinde itirazın kaldırılması talebinde bulunulduğundan ihtiyati haczin hükümsüz kalması söz konusu olmayıp, mahkemece, işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir. HÜKÜM : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...