Ana içeriğe atla

Hayat Sigortası 1 - İtirazın iptali davası

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2018/2810 K. 2018/6499 T. 1.6.2018 Davacı, davalıların mursnn bankalarından tüketc kreds kullandığını, kred borcu sona ermeden evvel mursn vefat ettğn, kalan borç sebebyle mrasçıların sorumlu olduğunu, alacağın tahsl çn başlattığı takbe haksız traz edldğn ler sürerek trazın ptalne, takbn devamına ve asıl alacağın %20'snden az olmamak kaydıyla cra nkar tazmnatına hükmedlmesn stemştr. Davalılar, usulüne uygun teblğ yapılmasına rağmen davaya cevap vermemşler, duruşmada davanın reddn dlemşlerdr. Mahkemece, davanın Kabulü le trazın ptalne, takbn devamına, alacak lkt olmadığından cra nkar tazmnat talebnn reddne, karar verlmş; hüküm, davalılar tarafından temyz edlmştr. Davacı, ödenmeyen kred borcundan mrasçılarında sorumlu olduğunu dda ederek eldek davayı açmıştır. Davalılar, usulüne uygun yapılan teblğe rağmen cevap vermemş, ancak duruşmada davanın reddn savunmuştur. Dosya kapsamında alınan raporda, davalıların kat htarına traz etmedkler çn htarın kesnleştğ ve mrasçılarında borçtan dolayı yasal sorumlu oldukları belrtlerek, bankanın ödenmeyen kredden dolayı 3.688,36 TL alacaklı olduğu belrtlmştr. Davalılar, mursn ölüm tarhnde kred borcunu kapsayan hayat sgortası olduğunu savunarak rapora traz etmştr. Mahkemece traz red edlerek, blrkş raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verlmştr. Ne var k, ger çevrme le gelen evraklara göre kred borçlusu murs hakkında hayat sgortası mevcuttur. Ancak mahkemece, anılan sgorta evrakları ncelenmekszn hüküm kurulmuştur. Eksk ncelemeyle hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken ş, davalıların savunması üzernde durularak, dosyaya getrtlen sgorta polçes ve sgorta şrketnn evrakları değerlendrlerek hayat sgortası kapsamında borcun ödenmes gerekp gerekmedğn tespt etmek ve bu kapsamda sgorta şrketnce borcun ödenmeyeceğne yönelk yazısınıda değerlendrmekten barettr. O halde, mahkemece, sgorta hukuku konusunda uzman br kşden rapor alınarak, krednn sgorta kapsamında olup olmadığı, sgorta kapsamında se sgorta şrketnce borcun ödenmes gerekp gerekmedğ hususları üzernde durularak hasıl olacak sonuca göre karar verlmes gerekrken aks düşüncelerle yazılı şeklde hüküm tess usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektrr. Yukarıda açıklanan sebeplerle temyz edlen kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşn alınan harcın stenmes halnde adesne, HUMK'nun 440/III-1 maddes uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/06/2018 tarhnde oybrlğyle karar verld.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...