Ana içeriğe atla

Şikayet dilekçesinde, taşınmaz rehni kapsamında bulunan makine ve techizatın, alacaklıya zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarıldığı

T.C.

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİE. 2012/30777 K. 2014/5882 T. 27.3.2014

I- ) Sanıklar H. ve A. haklarında kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- ) Sanıklar H., V. ve Va. haklarında kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- ) Şikayet dilekçesinde alacaklıya zarar vermek kasdıyla taşınmaz rehni kapsamında bulunan cam teperleme makinası ve ayna üretim hattına zarar verildiği, cam delme makinası ve trafonun taşınmaz dışına çıkartıldığı, sanıkların ise cam teperleme makinasının Antalya 6.İcra Müdürlüğünün 2008/4703 talimat sayılı dosyasından ve trafonun da Antalya 4.İcra Müdürlüğünün 2008/19320 esas sayılı takip dosyasından satıldıkları, finansal kiralama şirketi tarafından cam yıkama ve delme makinasının satılıp, ayna üretim hattının geri alındığını savunmaları karşısında; şikayete konu malların taşınmaz rehni kapsamında bulunup bulunmadığı, bu kapsamda ise fabrikada olup olmadığı, değilse, hangilerinin icra marifetiyle satıldığı, hangilerinin finansal kiralama sözleşmesi kapsamında olup geri alındığı veya satıldığı, bu kapsamda olmayanlar var ise dışarıya ne şekilde ve kimler tarafından çıkartıldığı araştırılıp, bu konuda fabrika görevlileri ile finansal kiralama şirketinin yetkilileri dinlenilip, sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- ) Kabule göre de,
a- ) Şikayet dilekçesinde, taşınmaz rehni kapsamında bulunan makine ve techizatın, alacaklıya zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarıldığının iddia edilmesi ve suçun İİK'nun 331/4. maddesi kapsamında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası öngörülmesine karşın; cezanın alt sınırdan takdir edildiği gerekçesiyle sanıklar hakkında 6'şar ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
b- ) Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, aynı gerekçeyle gün para cezasının alt sınırdan ayrılmak suretiyle belirlenerek ceza tayininde çelişkiye düşülmesi,
c- ) Sonuç olarak adli para cezasına hükmedilmesi yerine ağır para cezasına hükmedilmesi,
SONUÇ : Yasaya aykırı, sanıklar müdafii ve şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...