Ana içeriğe atla

Borçlu ile taksitlendirme sözleşmesi / protokol yapılması halinde satış isteme süreleri işlemez. (DİKKAT: İİK md. 111 uyarınca sözleşmenin icra dairesinde yapılması gerektiği hususu kesin değildir)

YARGITAY


23. HUKUK DAİRESİ


E. 2013/5767


K. 2013/7360


T. 22.11.2013


KARAR : Şikayetçi vekili, Batman 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/9608 esas sayılı dosyasında düzenlenen 04.03.2013 tarihli sıra cetvelinde 1. sırada davalının yer aldığını, ancak müvekkilinin takiplerinde hacizlerin davalının haczinden daha önce olduğunu ileri sürerek, 04.03.2013 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Şikayet olunan vekili, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetçinin takipleri yönünden 03.12.2012 tarihi itibariyle taşınmazlar üzerindeki hacizlerin, İİK'nın 106 ve 110. maddeleri gereğince iki yıllık sürenin geçmesi nedeniyle düştüğünden bahsedilmiş ise de her iki takipte de borçlular ile alacaklı arasında 07.10.2011 tarihinde borcun taksitlendirilmesi konusunda ayrı ayrı sözleşme yapıldığı, İİK'nın 111. maddesine göre bu sözleşmeler nedeniyle İİK'nın 106. maddesindeki sürelerin işlemeyeceği, bu nedenle hacizlerin düştüğünün söylenemeyeceği, şikayetçi bankanın sıra cetvelinin haciz tarihleri itibariyle ilk sırasında olması gerektiği gerekçesiyle, şikayetin kabulüne 04.03.2013 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
Karar, şikayet olunan vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 106 ve 110. maddelerindeki sürelerle ilgili olarak şikayetçi T... H... Bankası ile borçlusu arasında taksitlendirme sözleşmesi yapılmış olduğu anlaşıldığından, İİK'nın 111/3. maddesinde tarafların anlaşması halinde taksit süresinin 10 yıla kadar çıkacağı ve bu sürede satış isteme süresinin duracağı belirtilmiştir. 111/4. maddesinde ise taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve sürelerin kaldığı yerden devam edeceği düzenlenmiştir. Bu durumda, taksitlendirme sözleşmesinin ifa edilip edilmediği, satış isteme süresinin durup durmadığı araştırılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün şikayet olunan yararına BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...