Ana içeriğe atla

Kredi borcunun teminatı olarak asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin kefalet borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı nazara alınarak, talep dilekçesi, hesap kat ihtarnamesi ve ekli diğer belgeler uyarınca ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD. 04.12.2019 T. E: 2995, K: 1805

Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.09.2019 tarih 2019/124 D.İş 2019/125 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye Ecevit Kerem Söyler tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkili olan bankanın Aydın Şubesi ile ...Ltd. Şti. arasında 04.09.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye karşı taraf B. E.'in müşterek borçlu/müteselsil kefil olarak imza attığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlu ve kefil aleyhine Ankara .. Noterliğinin 01.02.2019 Tarihli 4... yev nolu hesap kat ihtarnamesi ve ekinde hesap özeti, Aydın ... Noterliği'nin 04.09.2019 Tarih 1... Yevmiye Nolu hesap kat ihtarnamesi ve eki hesap özeti tebliğ edildiği, ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine alacaklarının muaccel hale geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik, 04.09.2019 tarihli ihtarname tarihi itibariyle 285.721,89 TL alacağın tahsilini teminen borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince, taraflar arasında yapılan genel kredi sözleşmesi kapsamında ekte sunulan evrakın tetkikinde taşınmaz malikleri Bi. E. ve R. Ö.' ın gösterildiği, bu hali ile sözleşmenin taşınmaza ilişkin ipotek hükmü yerine getirilmek suretiyle teminat altına alındığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine alacaklarının muaccel hale geldiğini, TBK'nın 586. maddesi gereğince kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmesi halinde, alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceğini ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiğini, Kanunda aranan tüm şartların somut olayda vuku bulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Talep, görülmekte olan dava aşamasında ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinafa başvuran tarafın istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebeplerle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Yasa'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesi uyarınca da, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir. Belirtilen yasa maddeleri uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır.

Somut olayda, asıl borçlu A... Turz. Seyh. İnş. Temiz. San. Tic. Ltd. Şti'ne alacaklı banka tarafından kredi kullandırılmış, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen de kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış, kredi borcu vadesinde ödenmediği için borçluya ve karşı taraf borçluya hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Kredi borcunun teminatı olarak asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin kefalet borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı nazara alınarak, talep dilekçesi, hesap kat ihtarnamesi ve ekli diğer belgeler uyarınca ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış olup, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin istinaf itirazları yerindedir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, talebin ve istinaf sebeplerinin niteliğine göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden talep hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.09.2019 tarih 2019/124 D.İş ve 2019/125 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2- İhtiyati haciz isteminin KABULÜ ile, 285.721,89 TL alacağı karşılayacak miktarda karşı taraf borçlunun haczi caiz taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının kanun sınırları dahilinde borca yeter miktarının İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca İHTİYATEN HACZİNE,
İhtiyati haciz isteyen banka 6741 sayılı Kanunun 8/2 maddesi uyarınca teminattan muaf olduğu için teminat alınmasına yer olmadığına,
Kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin ilgili icra müdürlüğüne ilk derece mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğünce gönderilmesine,
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 73,10 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İhtiyati haciz isteyen için takdir olunan 606,00 TL vekalet ücretinin ileride haklı çıktığı takdirde karşı taraf borçludan tahsiline,
İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) tarafından yatırılan 73,10 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı ve 6,40 TL vekalet harcı toplamı olan 123,90 TL yargılama giderinin karşı taraf borçludan alınarak ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
3-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) 4603 sayılı Yasa'nın geçici 4/2. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan ödediği istinaf harçlarının yatırana iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) tarafından yapılan 58,60 TL istinaf yargılama giderlerinin karşı taraftan alınarak, ihtiyati haciz isteyene (alacaklı) verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04.12.2019

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bakiye borç muhtırasına itiraz - İİK md 33/2 uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu

YARGITAY 8. HD. 10.01.2018 T. E: 2015/15797, K: 177 Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Borçlu vekili, Tekirdağ 1. İcra Dairesi’nin 2009/5875 Esas sayılı dosyasında 17/06/2014 tarihinde tarafına gönderilen muhtıranın adreste bulunamama nedeniyle tarafına ulaşmadığını, ödeme emrinde 142.420.59 TL ödenmeyen nafakanın bulunduğunun bildirildiğini, ancak kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibin durdurularak borcun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yapılan ödemelerin nafaka amaçlı olmadığını iddia ve ispat etmediği gerekçesi ile borçlunun takipten sonra yapmış olduğu ödemeler de hesaba katılmış, takibe dayanak ilamın gerekçe kısmında her üç nafaka alacaklısı için eşit nafaka taktir edildiği, daha doğrusu bu yöndeki protokolün tasdik ...

Eğer geriye avans kalmamışsa ya da geri kalan avans satış giderlerini karşılamayacak tutarda ise İcra müdürünün bu eksikliği her zaman tamamlatması mümkündür. Haciz düşmeyecektir.

T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2008/4598 K. 2008/5941 T. 29.5.2008 KARAR : Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını, oysa yasal süre içinde usulüne uygun biçimde satış istemeleri nedeniyle hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcra mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davacı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 26.08.2004 günü haciz konulduğu, iki yıllık satış isteme süresinin 26.08.2006 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar taşınmazın kıymet takdiri yaptırıldıktan sonra eksik avansın alacaklı yan tarafından yatırılması ve yeniden açıkça satış talebinde bulunulması gerekirken, bu gereklerin yerine getirilmediği, haczin düşmesinden sonra eksik avansın tamamlanması talebinin yasaya uygun bulunmadığı ve sıra cetveline itiraz davasından sonra yapılan şikayetin sonucu değiştirm...

Tahsil Harcına İlişkin Şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğu (İİK Md. 16/1 uyarınca 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olmayacağı) - Tahsil harcının bankaya ödenecek tutar içinden alınamayacağı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 26.12.2012 T. 2012/12-558 ESAS, 1359 KARAR Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.12.2009 gün ve 2009/4181 E., 2009/3265 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 10.06.2010 gün ve 2010/7037 E., 2010/14548 K. sayılı ilamı ile; (...Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi, "bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında,...